Page 29 - Kapak

Basic HTML Version

Dio Chrisostom -altın ağızlı Dio- hatip Dio- ‘Bu ap-
tal yerliler, kentlerini kirli havalı bir yerde kurduk-
larından ateşten helak olup gidecekler’ derken, he-
lak olanların çoğunlukla bölgeye dışardan gelenler
olduğunu fark etmemişti. 4. yy’da Akdeniz kıyıla-
rına gelen Stratonikos ‘Kentiniz için nasıl sağlıksız
diyebilirim. Ölüleriniz bile mezardan çıkarak yürü-
yor’ diyerek Akdeniz bölgesi insanlarıyla yerlilerin
şiş karınlı ve anemik cilt renkleriyle alay ederken,
bu insanların ateşli hastalıklara dayanıklı olduğunu
bilmemektedir.
Biz Karatepeliler de, hastalanan ve çabuk ölen bu
yabancılara karşı özenerek özel bir görünümde yara-
tıldığımız inancındayız?
Yağmur her şeyi bilmekte, ‘arkadaşlar karizmamı-
zı çizdirmememiz adına söyleyecek sözü olan yok
mu?’ dediğimde bereket Can aldı sazı eline...
Üç silahşörler sıtmadan korur…
Neolitik dönem iskeletlerinde bile sıtma varlığını
görebilmekteyiz. Yassı kemiklerdeki kalınlaşma
– Cribra Orbitale, Primer hiperosteosis sistem kısa
ömürlü kırmızı kürelerin sayısını tamamlamak için
var güçleriyle çalışmaktalar, bu da kemik yapısında
bozukluklara neden olmaktadır. Yüz şeklinin değiş-
mesi şu biçimde olmaktadır. Burun kökü çökük, alın
ve elmacık kemikleri çıkıktır. Üst dişler öne fırlamış,
çeneleri küçülmüş, baş dört köşe şeklini almış, da-
lak ve karaciğer büyümüştür. Boy kısa kalır. Roma
dünyasında sara hastalığının kutsalların insanlara bir
lütfü gibi görülmesi gibi, burada da talasemik yüzler
bir lütuf görünüyor olmalı ki, Roma’dan bin yıl önce
görüntü taşlara yansımıştır. Hem de kan hastalıkları
konusunda bir dünya ismi Grmek’in bulduğu tala-
semik Helenistik heykellerden beş yüz yıl öncesine
ait son Hitit beyleri bu kıymetli bilgileri bizlere sun-
maktalar.
Antik dönem Çukurovasında ateş kültü etkindir.
Haruspeksler ateş hastalığının dualarını yapmakta,
adak ve kurban kabul etmekteler. Cerrah ve Bitki
bilimi uzmanı Cosma ve Damian kardeşler Pestilen-
ce- Sıtma ve bulaşıcı hastalıklar patronu olmuşlar.
İtalya’daki Calibra bölgesinde bile bir merkez kurup
hasta kabul etmekteler. Tedavide perhiz, lavman,
banyolar ve eksersizler kullanılmakta. Tapınakta
uyurken kurtarıcı Askülap’ı görme hayalleri kurul-
maktadır.
İ.Ö. 1. yy’da Adana’nın Roma Valisi Cicero sıtma
ateşine yakalanan arkadaşı Atticus’a çeşitli öneri-
lerde bulunduğu mektuplar elimizde bulunmaktadır.
Ateş için muskalar yapılmakta ancak bu muskalar
yalnızca imparatorluk ailesi tarafından kullanılmak-
talar. Bitki tedavisinde acı pelin otu, bergamut esan-
sı, şarapla karıştırılan ezilmiş yılan başı veya tavşan
kanı hastalar hastanın biriktirdiği tükrüğün içirilmesi
teknikleri uygulanmaktadır. Kan hastalığının şişirdi-
ği karın üzerine kurbağa ve kertenkele konularak bir
içsel hareket oluşturulmaya çalışılmaktadır.
Üç silahşörün korumasının bedeli var…
Gelişme geriliği, hemolitik krizler, kısa yaşam, kısa
boy, organ kas iskelet sistemi rahatsızlıklar. Ancak
bu kısa ve sağlıksız yaşamda kendi neslini devam et-
tirebilen insanlar, yüzlerce yıl bu genetik kusurların
devamını sağlamışlardır. Sağlıksız görünse bile bu
durum hiç yaşamamaktan daha iyidir.
Teşekkürler Can, teşekkürler Yağmur, teşekkürler
Adana Tabip Odası…
tıp tarihi
Dr. Mehmet KOBANER
artı
49
27