Page 28 - Kapak

Basic HTML Version

Adana Tabip Odası’nın düzenlemiş olduğu 17 Mart
2012 tarihli gezide Anavarza Kastabala ve Karate-
pe’yi ziyaret ettik.
Üç bin yıldır orada duran kabartmalar bize bakıyor-
du, biz de onlara. Aniden şölen sahnesindeki kralın
arkasındaki kız yerinden ayrıldı ve yanımıza geldi.
-Gerçekten farklı bir şey göremiyor musunuz?
-Sen kimsin?
-Bana Yağmur diyebilirsiniz… Size kabartmaları
anlatmakla görevlendirilmiştim. Ancak işin doğrusu
ben de uzun yıllar aynı yerde kalmaktan sıkılmıştım,
iyi oldu. Şimdi hep birlikte bakalım.
Efendiler, yerliler küçük çeneli iri elmacık kemikli ve
iri gözlü resmedilmişken, bölgeye dışardan gelenler
sanatçılar, şarkıcılar esirler doğal yüz görünümünde-
ler.
-Küçük çene iri elmacık kemikleri ve iri gözler neyi
ifade etmekte Yağmur?
-Doktor olan sizlersiniz.
Sabah fırçamızı yemiş olduk. Bunlar ne yüzüydü?
Aslında hikâyemizi baştan anlatsak daha uygun ola-
cak. Ceyhan Nehri Karatepe’ye kadar denizden gelen
ulaşıma müsaade eder. Fenikeli gemiciler bölgeye
kalay getirmişler, altın, bakır, kürk ve esir götürmüş-
lerdi. Altın lafını duyan bizler konuya daha da yak-
laştık. Çukurova’da altın çıkmış dedi birileri, nerede
diye soran sorana, derken altını nasıl çıkaracağız,
kime nasıl satacağız derken, iş bitirici bir çözüm ge-
tirildi ‘kuyumcu dükkânı açar kendi altınımızı kendi-
miz satarız ‘dendi.
Neyse dedi Yağmur ve devam etti. ‘Kabartmalar-
dan birinden gemicilere ve uzak palmiyeli ülkelere
atıf var. Bir anne palmiye altında oldukça irileşmiş
çocuğunu emzirmesi, o dönem insanların çocuk
emzirmenin doğum kontrolüne yaradığını bildiğini
göstermektedir. Gemi ve altında yüzen ve yüzeme-
yen insanlar muhtemel bir deniz kazasının öyküsünü
anlatmakta. Doğu kaynaklı karışık yaratıklar, hamile
hanımlardan sorumlu Mısırlı kutsal Bes, kabartma-
larda bir renk ve ahenk cümbüşü….’
Ceyhan Nehri üzerindeki ulaşımının son ulaştığı bu
noktaya yüzlerce yıl sonra haçlı Teuten şovalyeleri
Hemite Kalesi’ne çok benzeyen bir donjon kule ya-
pacaklardır. Sonra, kurak dönemlerde kulenin tepesi
görünse de, Karatepe Aslantaş Barajı bu kaleyi yuta-
cak, Aslantaş’ın karşı kenarında Domuztepe’de kalan
hayat ağaçlı Hitit kabartmaları ve bir Roma çiftli-
ği-latifunda-ile Karatepe arasına da bu göl girecek.
- Konuyu dağıtma, şu iri elmacık kemikli, küçük çe-
neli insanlar neyi gösteriyor. Doktoruz ama bileme-
dik işte.
-Bunlar talasemik yüzlerdir. Bölge sıtma bölgesidir
ve yüzlerce yıllık sıtma belirleyici olarak talasemi,
orak hücreli anemi, G6PD enzim eksikleri Favism,
özellikle yerliler arasında yüksek oranda görülmek-
tedir. Bu eksiklikler sıtmaya karşı direnç kazanımı-
na neden olmaktadır. Yaradan yabancılara karşı bizi
korumak için böyle bir yöntem bulmuş olmalı. Öyle
ki güçlü Asurlular daha sonra Medlerin, Perslerin ve
Romalıların yapacağı gibi, bölgeye yerleşemediler de
işbirlikçileriyle yönettiler.
İsa’dan sonra 2. yy’da Akdeniz kıyılarına gelen vaiz
Üç silahşörler; talasemi, orak hücreli anemi, favism…
tıp tarihi
ANTIK DÖNEM ÇUKUROVASINDA KAN HASTALIKLARI
artı
49
26